Ahlak Notu

AHLAK NOTU: Tanıttığım filmlerin ahlaki yönü hakkında size fikir vermek için filmlere 10 üzerinden bir ahlak notu verdim. Örneğin hiç müstehcen sahne yoksa ahlak notu 10 olmalıdır. Birkaç müstehcen sahneden dolayı filmin notu 7'ye kadar düşebilir. Daha kötü filmleri sitemde tanıtmıyorum.
Kullanılan işaretler: +7 ahlak notunun yedi puan veya üzeri olmasını ifade eder.
+8 sekiz veya üzeri, +9 dokuz veya üzeri, ? emin değilim, ** veya *** tavsiye ediyorum, +++ tavsiye ederim, ++ müstehcenlik yok, ++- çok az müstehcenlik var, +- sınırda

8 Ekim 2009 Perşembe

The Exorcism of Emily Rose İncelemesi: Gerçek Vaka ile Filmin Arasındaki Farklar


  • Orijinal Adı: The Exorcism of Emily Rose (Şeytan Çarpması)

  • Yönetmen: Scott Derrickson

  • Oyuncular: Laura Linney, Tom Wilkinson, Jennifer Carpenter

  • Yapım Yılı: 2005 / ABD

  • Tür: Korku, Dram, Gizem

Giriş ve Filmin Konusu

Dini inançlar ile modern hukukun ve tıbbın karşı karşıya geldiği sinema tarihinin en bilinen yapımlarından biri olan The Exorcism of Emily Rose, üniversite eğitimi için dindar ailesinin yanından ayrılan genç bir kızın yaşadığı ürkütücü değişimle başlar. Geceleri krizler geçirmeye, kime ait olduğu anlaşılamayan sesler duymaya ve bedeninin kontrolünü kaybetmeye başlayan Emily Rose’a tıp dünyası epilepsi ve psikoz teşhisi koyar. Ancak uygulanan tıbbi tedavilerin yanıt vermemesi üzerine aile, çareyi peder Richard Moore’dan yardım istemekte bulur. Pederin uyguladığı Katolik şeytan çıkarma (exorcism) ayinlerinin ardından Emily’nin trajik ölümüyle sonuçlanan süreç, rahibin "taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçlamasıyla yargılandığı gerilim dolu bir mahkeme dramasına dönüşür. Bir yanda olayı tamamen nörolojik bir hastalık ve tıbbi ihmal olarak gören materyalist savcılık, diğer yanda ise bilimin açıklayamadığı metafiziksel bir hakikatin varlığını ispata çalışan savunma yer almaktadır.

Sinema tarihinin en popüler dehşet kurgularından biri olan ve yaşanmış olaylara dayandığı iddiasıyla pazarlanan The Exorcism of Emily Rose (Şeytan Çarpması, 2005) filmini; ideolojik arka planı, kurgusal tahrifatları ve İslami akaid açısından taşıdığı çelişkileriyle masaya yatırıyoruz.

1. Filmin İddiası ve Trajik Hakikat


Film, 1970'li yıllarda Almanya'da yaşayan Anneliese Michel adındaki genç bir kadının yaşadığı ağır krizleri, uygulanan Katolik şeytan çıkarma ayinlerini ve sonrasında açılan tarihi davayı konu alır. Ancak Hollywood sineması, gerçek vakadaki trajik hakikati kendi teolojik ajandasına göre manipüle etmiştir.

Gerçek vakada Anneliese, 16 yaşından itibaren sara (temporal lob epilepsisi) ve ağır psikoz teşhisleri almış, yıllarca tıbbi tedavi görmüştür. İlaçların etkisiz kaldığına inanan ailesi ve iki rahip, tıbbi tedaviyi keserek kızı 67 kez şeytan çıkarma ayinine tabi tutmuştur. Sonuç; genç bir kızın 30 kiloya düşerek açlık, dehidrasyon ve bakımsızlıktan can vermesidir. Rahip ve aile, mahkemece taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulunmuştur.

Yapay zeka  Gemini'ye filmdeki  olayların  gerçek  vakada da  görülüp  görülmediğini  sordum. Cevabını  yapıştırıyorum:

Filmin kullandığı argümanlar gerçek vakada gözlemlenebiliyor mu?

Sinema uyarlaması dramatik etkiyi artırmak için bazı unsurları abartmış olsa da, filmde işlenen iddiaların ve klinik durumların gerçek vakadaki karşılıkları şu şekildedir:

A. Yabancı Diller Konuşmak (Glosolali & Xenoglossy)

  • Filmde: Emily Rose hiç bilmediği İbranice, Antik Yunanca, Latince veya Aramice gibi dilleri akıcı bir şekilde konuşur.

  • Gerçek Vakada: Ayinler sırasında kaydedilen ses kayıtları (40 saatten fazla teyp kaydı mevcuttur) mevcuttur. Anneliese ayinler sırasında hırıltılı, bozuk, hırçın sesler çıkarmış ve Latince dualara ya da tepkilere karşılık vermiştir. Ancak tıp ve dilbilim uzmanlarına göre bu durum, Xenoglossy (bilmediği bir dili doğaüstü şekilde konuşmak) değil; Katolik bir çevrede büyümüş ve lise/üniversite eğitimi almış birinin hafızasında kalan dini terimleri ve kalıpları (Latince gibi) şok/kriz anında bilinçsizce tekrarlaması veya anlamsız sesler çıkarması (glosolali) olarak değerlendirilmiştir.

B. Gece 03:00 Krizleri ("Şeytanın Saati")

  • Filmde: 03:00 noktası filmin ana kurgusal odak noktasıdır (Kutsal Üçleme'ye hakaret olarak gece 3'ün iblislerin saati kabul edilmesi).

  • Gerçek Vakada: Gerçek Anneliese Michel vakasında tam olarak "saat 03:00'te uyanıp nöbet geçirme" gibi net bir tıbbi kayıttan ziyade, hastanın uyku bozuklukları, halüsinasyonlar ve gece terörleri yaşadığı belgelenmiştir. Psikiyatrik hastaların uyku döngülerinin bozulması sık görülen bir durumdur; ancak "03:00 tam şeytan saati" konsepti büyük oranda Hollywood senaristlerinin filme kattığı dramatik ve popüler-okült bir motiftir.

C. Diğer İddia ve Belirtiler (Bedenini Bükme, Dini Nesnelere Reaksiyon)

  • Dini Nesnelere Tepki: Anneliese haçlara bakamadığını, kutsal suyu içemediğini ve dini imgelerden rahatsız olduğunu söylemiştir. Tıp uzmanları bunu psikiyatrik bir koşullanma ve din temelli paranoyak sanrılara bağlamıştır.

  • Fiziksel Saldırganlık ve Beden Hareketleri: Anneliese böcek yeme, kendi idrarını içme, duvarlara tırmanmaya çalışma ve dizlerini sürekli yere vurarak sakatlama gibi kendine ve çevreye zarar verici davranışlar göstermiştir. Bunlar temporal lob epilepsisi nöbetleri ve şiddetli psikoz tablosuyla açıklanmaktadır.

Özetle;

Filmdeki olayların mimarisi ve mahkeme boyutu gerçektir. Anneliese'nin yaşadığı korkunç krizler, garip sesler ve halüsinasyonlar kayıt altına alınmıştır. Ancak bu durumun "doğaüstü bir varlık" tarafından mı yoksa "müdahale edilmediği için ölüme sürüklenen ağır bir nörolojik/psikiyatrik hastalık" mı olduğu sorusunda, bilim dünyası ve mahkeme hastalık ve ihmal şıkkında karar kılmıştır.

Bu gerçek hikayeyi detaylıca ele alan belgesel niteliğindeki incelemeyi izleyebilirsiniz: The Real Exorcism of Anneliese Michel

Bu video, Emily Rose filmine ilham veren Anneliese Michel'in gerçek yaşamını, mezarını ve trajik sürecin detaylarını anlattığı için konuyla doğrudan ilişkilidir.

2. Kendi İddiasını Çürüten "Yapımcı İkilemi"

Filmin yapımcıları, izleyiciye "Bu yaşananlar Şeytan'ın ve Tanrı'nın varlığına ciddi bir kanıttır" iddiasıyla yaklaşır. Fakat tam da bu noktada ciddi bir mantıksal çelişkiye düşerler:

Eğer elde bulunan gerçek vaka Şeytan'ın varlığını ispata yettiyse, senaristler neden olayın üzerine uydurma ve abartı unsurlar eklemek zorunda kalmışlardır?

Gerçek vakadaki veriler tek başına ideolojik iddialarını desteklemeye yetmediği için kurguya şu tahrifatları eklemişlerdir:

  • Gece 03:00 "Şeytanın Saati" Uydurması: Tıbbi uyku bozukluğu ve gece terörlerinden ibaret olan nöbetleri, Hristiyan sembolizmine hakaret eden keskin bir saat mekanizmasına dönüştürmüşlerdir.

  • Tarihi Şahsiyetlerin Maskelenmesi: Gerçek vakadaki kayıtlarda kızın bedenini ele geçirdiği iddia edilen varlıklar arasında Adolf Hitler sayılırken, filmde bu durum teolojik açıdan daha mitolojik duran Nero ismiyle yumuşatılmıştır.

  • Yabancı Dil Meselesinin Abartılması: Katolik bir çevrede büyümüş birinin kriz anında hafızasındaki Latince kelimeleri tekrarlaması (glosolali), sanki hiç bilmediği İbranice ve Aramiceyi akıcı şekilde konuşuyormuş gibi sunulmuştur.

Tıbbi tedavi kesildikten sonra 67 kez ayin yapılmasına rağmen kızın kurtulamayıp ölmesi, Kilise yöntemlerinin başarısızlığını gösterir. Sinemacılar ise bu başarısızlığı örtmek için olayı fantezilerle süslemiştir.

3. Berzah Akaidi Açısından İslami Eleştiri

Filmin ve ilham aldığı vakanın İslami akaid açısından en keskin kırılma noktası, ölmüş zalimlerin (Hitler, Nero vb.) ruhlarının dünyadaki bir bedeni işgal ettiği iddiasıdır.

İslam inancına göre ölüm gerçekleştiği an ruh Berzah Âlemine intikal eder. Kur'an-ı Kerim'de ölen ruhların dünyaya dönmesinin imkânsız olduğu netçe belirtilir:

"Onların arkasında, tekrar diriltilecekleri güne kadar bir berzah (engel) vardır." (Mü'minûn, 100)

Kafir ve zalim ruhlar Berzah'ta hapsedilmiştir. Bir zalimin ruhunun oradan kaçıp dünyaya dönmesi batıl bir hurafedir. Şayet ortada fiziki/psikolojik bir rahatsızlığın ötesinde manevi bir musallat varsa; bu durum cinlerin insanları kandırmak ve reenkarnasyon gibi batıl inançları pekiştirmek için tarihi şahsiyetlerin rolüne girmesinden (taklit etmesinden) ibarettir.


4. Film Hakkındaki Nihai Değerlendirme

The Exorcism of Emily Rose, modern materyalizmin metafizik alanı yok sayan tutumunu mahkeme salonunda tartışmaya açması bakımından fikri bir gerilim sunsa da; arkasındaki tahrif olunmuş teoloji, uydurulmuş kurgusal abartılar ve izleyicide bıraktığı psikolojik dehşet sebebiyle son derece dikkatle yaklaşılması gereken bir yapımdır.

Hatırlatma: Bu film; içerdiği yoğun korku, gerilim, çarpılma sahneleri ve psikolojik baskı unsurları nedeniyle hassas bünyeler, zihinsel olarak çabuk etkilenen bireyler ve ailece izlemek isteyenler için kesinlikle uygun değildir. Hassas  olmayan  kimseler  ise böyle  filmlerin  kendi bilinçaltlarında nelere  sebep  olabileceğini kestiremezler. Bir  kimse hortlak  filmlerini  kahkahalarla  izleyebilir. Sonra bir  gün  gece  vakti  yolu  mezarlığa  düştüğünde zihninde  oynayan  sahneler  vesilesiyle  korkusu tavan  yapabilir. gülüp  geçtiğini  sandığı  filmler  aslında  bilinç altına  etki  etmiştir. Şu  halde  hassas  olmayan  kimseler  için bile  hem   Psikolojik sağlığın korunması hem de  itikadın  korunması  adına  tavsiyemiz: 

 izlenmemesidir.

Ebeveyn Kılavuzu: The Exorcism of Emily Rose (2005)

  • Önerilen Yaş Sınırı: 16+ (16 yaş altı izleyiciler için kesinlikle önerilmez)

1. Müstehcenlik ve Cinsellik (1 / 5)

  • Derece: Çok Düşük / Neredeyse Yok

  • Detaylar: Filmde herhangi bir çıplaklık, erotizm veya cinsel içerikli sahne bulunmamaktadır. Bununla  birlikte  şunları  ifade  etmek  istiyorum:

  •  Emily Rose karakterinin üniversite  dönemindeki kolları ile  boynunun  biraz  aşağısını  gösteren  kıyafeti, 

  •  Emily Rose karakterinin   kriz geçirdiği anlarda yatakta kıvranması veya kıyafetlerinin hafifçe dağılması tamamen rahatsızlık/hastalık tasviriyle sınırlıdır, cinsel bir ima taşımaz.

2. Şiddet ve Kanlı Sahneler (3 / 5)

  • Derece: Orta

  • Detaylar: Filmde klasik manada fiziksel dövüş, silahlı çatışma veya aşırı kanlı/vahşet dolu (gore) sahneler yoktur. Ancak şu şiddet ve zarar verme ögeleri mevcuttur:

    • Karakterin nöbet krizleri sırasında bedenine zarar vermesi (yüzünü ve ellerini tırmalaması, duvarlara vurması).

    • Karakterin kriz anında böcek, sinek veya canlı yaratıkları yemeye çalışması.

    • Şeytan çıkarma ayinleri sırasında fiziksel kasılmalar, kemiklerin zorlanması, bedenin doğal olmayan pozisyonlara girmesi ve hafif kanamalar.

    • Trafik kazası ve ölüm sahneleri içeren kısa flashback'ler.

3. Korku, Gerilim ve Dehşet Unsurları (5 / 5)

  • Derece: Aşırı Yüksek

  • Detaylar: Filmin en ağırlıklı ve hassas bünyeleri en çok zorlayan kısmı burasıdır:

    • Ani Sıçratmalar (Jump Scare): Gece saat 03:00'te aniden gerçekleşen ürkütücü olaylar, aniden beliren deforme olmuş insan yüzleri ve vizyonlar.

    • Ses Tasarımı ve Atmosfer: Çok hırıltılı, bozuk, katmanlı iblis sesleri; çığlıklar, rahatsız edici arka plan sesleri.

    • Psikolojik Baskı: Ağır bir çaresizlik, akıl sağlığını kaybetme korkusu ve metafiziksel çember altına alınmışlık duygusu film boyunca hakimdir. Hassas, kaygılı veya psikolojik olarak kırılgan bireylerde yoğun uykusuzluk ve korku tetikleyebilir.

4. Argo ve Küfürlü Dil (2 / 5)

  • Derece: Düşük

  • Detaylar: Film genel olarak mahkeme ve dini sohbetler etrafında geçtiği için günlük konuşma dili ağırlıktadır. Ayin veya kriz sahnelerinde Hristiyan dini ögelerine yönelik hakaretler ve birkaç kaba kelime dışında yoğun bir küfürlü dil yer almaz.

5. Alkol, Sigara ve Madde Kullanımı (1 / 5)

  • Derece: Çok Düşük

  • Detaylar: Sosyal ortamlarda ve yetişkin karakterler arasında nadiren görülen alkol kullanımı dışında madde kullanımı tasviri yoktur. Filmde tıbbi reçeteli ilaçların kullanımı ve bunların etkileri tartışılmaktadır.

Ebeveynlere Özel Özet Değerlendirme

  • Ailece İzlemeye Uygunluk: Uygun Değildir.

  • Çocuklar ve Ergenler Açısından: Filmin ana teması olan "metafiziksel varlıkların bedeni ele geçirmesi" veya "gece saat 03:00 korkusu" veya "ritüellerin  sonuç  getirmemesi" durumu gelişme çağındaki çocuklarda ve erken ergenlik dönemindeki gençlerde ciddi kaygı, gece terörü ve karanlık korkusuna yol açabilir. 

  • FRAGMAN:



Önemli Not ve Açıklama: Bu inceleme yazısının hazırlanmasında, veri derleme, metin kurgusu ve bazı analitik değerlendirmeler aşamasında yapımcı ve kelamî analiz süreçlerinde Yapay Zekâ (Gemini) teknolojisinden büyük ölçüde yararlanılmıştır. İçeriğin doğruluğu ve İslami akaide uygunluğu konusunda  hassasiyet gösterilmiş olmakla birlikte, gözden kaçan veya eksik/hatalı değerlendirmeler yer alabilir. Metinde fark ettiğiniz herhangi bir maddi, hukuki veya teolojik hatayı yorumlar kısmında bizlerle paylaşarak düzeltmemize katkıda bulunabilirsiniz. İlginiz ve yönlendirmeleriniz için şimdiden teşekkür ederiz.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder