Sadık, Ege'deki çiftlikten ,üniversitede gazetecilik eğitimi için ayrılmıştır. Oysa babası Hüseyin, onun ziraat mühendisliği okuyup çiftliğin idaresini eline almasını istemektedir. Sadık, daha üniversite yıllarında politikayla aktif olarak ilgilenir. Bunu öğrenen babası Hüseyin, oğlunu evlatlıktan reddeder. 70'li yıllarda birçok siyasi olaya karışan Sadık'ı daha zor günler beklemektedir. 1980 yılının 12 Eylül günü sabah erken saatlerde karısının doğum sancılarının tutmasıyla dışarı fırlayan çift, hastaneye gitmek için araç bulamazlar, çünkü ülkede askeri darbe gerçekleşmektedir. Sadık'ın karısı, doğum esnasında hayatını kaybeder ama küçük Deniz hayattadır. Gördüğü işkence ve yattığı hapisten sonra sağlığı bozulan Sadık, hastalığının ölümcül olduğunu anladığında Deniz'i Ege'deki çiftliğe, annesinin ve konuşmadığı babasının yanına götürmekten başka bir yol bulamaz. Çizgi romanlara ve onun büyülü dünyasına oldukça meraklı olan Deniz için evin yanaşmaları, küs teyze (Şerif Sezer), traktör kullanan ve telsizle konuşan babaanne (Hümeyra), bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife (Binnur Kaya) ve saf bir amca (Yetkin Dikinciler) ile tanışmak, onun için oldukça farklı bir deneyim olacaktır. Sadık ve Hüseyin'in geçmişle hesaplaşmaları ise oldukça sıkıntılı gelişmelere neden olacaktır.
bu yazı Wikipedia dan alınmıştır. ayrıntılar için https://tr.wikipedia.org/wiki/Babam_ve_O%C4%9Flum
Fragman:
Hatırlatma:
Şüphesiz bazı filmler vardır ki, taşıdığı güzel mesajlarla kişi ve ailesi için hayırlara vesile olabilir. Fakat genel itibarıyla bakıldığında, bir Müslüman için film izlemek en makbul uğraş veya asli bir gaye değildir.
Dünya hayatındaki en telafisiz sermayemiz zamandır. Serbest vakitlerinizi; zihninizi kirlilikten koruyarak sizleri Allah’a yaklaştıracak faydalı ilimler, ibadetler ve hayırlı amellerle veya ailenize nitelikli zaman ayırarak değerlendirmenizi samimiyetle tavsiye ederiz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder