Ahlak Notu

AHLAK NOTU: Tanıttığım filmlerin ahlaki yönü hakkında size fikir vermek için filmlere 10 üzerinden bir ahlak notu verdim. Örneğin hiç müstehcen sahne yoksa ahlak notu 10 olmalıdır. Birkaç müstehcen sahneden dolayı filmin notu 7'ye kadar düşebilir. Daha kötü filmleri sitemde tanıtmıyorum.
Kullanılan işaretler: +7 ahlak notunun yedi puan veya üzeri olmasını ifade eder.
+8 sekiz veya üzeri, +9 dokuz veya üzeri, ? emin değilim, ** veya *** tavsiye ediyorum, +++ tavsiye ederim, ++ müstehcenlik yok, ++- çok az müstehcenlik var, +- sınırda

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Öldüren Sis (The Mist): Kafa Karıştırabilecek Bir Film


Yönetmen : Frank Darabont

Senaryo : Frank Darabont, Stephen King

Oyuncular : Thomas Jane, Marcia Gay Harden, Laurie Holden, Andre Braugher, Toby Jones

Filmin Türü : Drama, Gerilim

Yapım Yılı : 2007

Filmin Süresi : 127 dakika

Vizyon Tarihi : 29.02.2008

 Konusu: Kasabaya tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan  kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır. Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar.

Uyarı
The Mist, yalnızca canavarlarla ilgili bir korku filmi değildir. Film aynı zamanda korku, belirsizlik ve panik ortamında insan psikolojisinin nasıl değişebileceğini konu edinmektedir.
Filmde dinî söylemler kullanan bir karakter yer almakta ve bu karakter, yaşanan olağanüstü olayları kendi inanç ve yorumları doğrultusunda açıklamaya çalışmaktadır. Ancak film, bu karakteri gerçek bir peygamber veya güvenilir bir dinî otorite olarak sunmamakta; korku ve belirsizlik ortamında bazı insanların nasıl etkileyici görünen kişilerin peşinden gidebildiğini tartışmaya açmaktadır.
Bununla birlikte, filmin bu anlatımı farklı şekillerde yorumlanmaya müsaittir. Bazı izleyiciler karakteri yalnızca fanatik bir kişi olarak değerlendirirken, bazıları onun sözlerinde gerçekte bulunmayan bir doğruluk payı arayabilmektedir. Bu nedenle, filmde geçen dinî söylemlerin kutsal metinlerin öğretisi olarak değil, senaryonun psikolojik deneyinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekir.
Filmin sonunda verilen mesaj da farklı şekillerde yorumlanmıştır. Birçok izleyici, en umutsuz görünen anda bile insanın geri dönüşü olmayan kararlar vermemesi gerektiği yönünde güçlü bir uyarı içerdiği kanaatindedir.

Film, dinî söylemleri kullanan bir karakter üzerinden kitle psikolojisini tartışmaktadır. Bununla birlikte bazı izleyiciler bu karakteri dinin temsili gibi de algılayabilmektedir.
__

⚠️ Dikkat! Bu bölüm spoiler içerir. Filmi henüz izlemediyseniz bu kısmı şimdilik geçebilirsiniz. Ancak filmi izledikten sonra özellikle dinî veya fikrî açıdan aklınıza takılan hususlar olursa, bu bölümü mutlaka okumanızı tavsiye ederim.


Filmin en çok tartışılan yönlerinden biri, Mrs. Carmody karakteridir. İlk bakışta bazı izleyiciler bu karakteri gerçek bir peygamber gibi algılayabilmektedir. Ancak film dikkatle incelendiğinde bunun aksini düşündüren önemli ayrıntılar bulunmaktadır.
Öncelikle Mrs. Carmody'nin, Hz. Musa, Hz. İsa veya Hz. Muhammed (aleyhimüsselâm) gibi vahiy aldığı açık delillerle desteklenen peygamberlerle herhangi bir benzerliği bulunmamaktadır. Peygamberler, vahiylerini doğrulayan mucizelerle gönderilmiş, uzun yıllar boyunca insanları ahlâka, tevhide ve Allah'a kulluğa davet etmişlerdir. Mrs. Carmody ise korku ortamında ortaya çıkan, insanları giderek şiddete ve insan kurban etmeye yönlendiren, kişisel yorumlarını ilahî emir gibi sunan bir karakterdir. Bu sebeple onun üzerinden tarihî peygamberlere veya semavî dinlere yönelik bir benzetme kurmak isabetli görünmemektedir.
Filmde dikkat çeken bir başka ayrıntı ise, Mrs. Carmody'nin korku ortamı oluşmadan önce de kendisini ilahî bir görev taşıyormuş gibi görmesidir. Tuvalette yalnız başınayken dua etmesi ve kendisini seçilmiş biri gibi görmesi, onun bilinçli bir dolandırıcıdan ziyade kendi söylediklerine gerçekten inanan, fakat sağlıklı muhakeme yetisini kaybetmiş biri olarak yorumlanmasına da imkân vermektedir. Dolayısıyla film, sahte peygamberlikten çok, korku ile birleşen dinî sanrıların insanlar üzerindeki etkisini işlemektedir şeklinde de okunabilir.
Bazı izleyiciler Mrs. Carmody'nin kehanetlerinin gerçekleştiğini ileri sürmektedir. Ancak film bu konuda kesin bir doğrulama yapmamaktadır. Aksine, gerçekleşmediği görülen örnekler de vardır. Mrs. Carmody, marketten ayrılan bir kadının kesin olarak öleceğini ima ederken, filmin sonunda aynı kadının çocuklarıyla birlikte sağ olarak kurtulduğu görülmektedir. Bu ayrıntı, karakterin mutlak doğruyu bildiği iddiasını zayıflatmaktadır.
Gerçekleştiği söylenen diğer "kehanetler" de yakından incelendiğinde olağanüstü bilgiler olmaktan uzaktır. Örneğin dışarı çıkan insanların ölebileceğini söylemesi, ölümcül yaratıkların dolaştığı bir ortamda herkesin yapabileceği bir tahmindir. Gece yeniden saldırı olacağını söylemesi de benzer şekilde güçlü bir kehanet sayılmaz. Film, korku ve belirsizlik arttıkça insanların bu tür sıradan tahminleri bile olağanüstü işaretler olarak yorumlamaya başlayabileceğini göstermektedir. Nitekim bugün filmi izleyen bazı kişilerin hâlâ "Mrs. Carmody haklıydı." demesi bile, filmin bu psikolojik deneyi başarıyla kurduğunu gösteren ilginç bir örnek olarak değerlendirilebilir.
Bu yönüyle film, semavî dinlerin peygamberlerini eleştirmekten ziyade, olağanüstü şartlarda insanların nasıl kolay yönlendirilebildiğini, korkunun muhakemeyi nasıl zayıflattığını ve bazı kişilerin bu ortamda nasıl otorite hâline gelebildiğini sorgulayan bir anlatı olarak da okunabilir. Bununla birlikte, her izleyici aynı sonuca ulaşmayacağından, filmin dinî konulardaki mesajlarının ihtiyatla değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Mrs  Carmody  Hristiyanlığın Karikatürizasyonu mu?
Bir filmin semavî dinlerin peygamberlerini hedef aldığının söylenebilmesi için, o peygamberlerin daveti, vahyi, ahlâkı ve tarihî şartlarıyla anlamlı benzerlikler kurması beklenir. Mrs. Carmody karakteri ise gerek yöntemleri gerek kişiliği gerekse insanları yönlendirme biçimi bakımından Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'in (aleyhimüsselâm) hayatlarıyla böyle bir benzerlik göstermemektedir. Bu nedenle karakteri doğrudan semavî dinlerin peygamberlerinin temsili olarak değerlendirmek isabetli görünmemektedir.


Müstehcenlik, Şiddet, Madde Kullanımı  ve  Argo
İmdb  nin  ilgili ebeveyn  kılavuzunda  yazanlardan  bazıları  şunlardır:


Bir çocuk babasından canavarların onu ele geçirmesine izin vermeyeceğine dair söz vermesini ister. Bir çocuk babasına kendisini terk etmemesi için yalvarır.

şiddet  bağlamında  daha  fazla şey  olmakla  birlikte  bunlar filmin  atmosferini temsil  ediyorlar. Diğer  hususlara  bakacak  olursak,

Küfürlü konuşmalar:
 çevrilir  çoğu zaman.  Mesela  Fuck  ifadesi  Lanet  olarak  çevrilir  çoğu  durumda... 


Fragman:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder