Tür: Korku
Yönetmen: Hasan Karacadağ
Konu:
Dabbe serisi, adını Kur'an-ı Kerim'de geçen Dâbbetü'l-Arz kavramından almakla birlikte, genel olarak cinler, büyü, metafizik olaylar ve kıyamet alametleri etrafında şekillenen bir korku serisidir. Kur'an 'ın "Dabbe" kavramının bu serideki cinleri ve interneti kullanan merkezi kötü varlığa ne derece uyup uymadığı aşağıdaki uyarı metninde değerlendirilmiştir. Serinin filmleri birbirinden büyük ölçüde bağımsız hikâyeler anlatsa da ortak noktaları; İslam kültüründe yer alan bazı dinî kavramları korku sinemasının diliyle işlemeleridir.Filmlerde cin musallatı, sihir, rukye, metafizik olaylar ve görünmeyen varlıklarla ilgili çok sayıda sahne yer almakta; bunlar zaman zaman Kur'an ve hadislerde geçen kavramlarla ilişkilendirilmektedir. Bu yönüyle seri, Batı'daki klasik hayalet filmlerinden farklı bir atmosfer kurmayı hedeflemektedir.
Ancak seride anlatılan olayların önemli bir kısmı, Kur'an ve sahih hadislerde bildirilen bilgilerden değil; senaristin yorumlarından, halk inanışlarından ve korku sinemasının kurgu anlayışından beslenmektedir. Bu nedenle filmleri, İslam'ın gayb anlayışını öğreten eserler olarak değil, dinî kavramlardan ilham alan kurgu yapımları olarak değerlendirmek daha isabetli olacaktır.
Korku türünü seven izleyiciler için yer yer başarılı gerilim sahneleri bulunsa da senaryo kalitesi ve filmler arasındaki anlatım düzeyi aynı seviyede değildir. Serinin bazı filmleri diğerlerine göre daha güçlü bir atmosfer kurarken, bazıları korku unsurlarını abartılı metafizik anlatılar üzerine inşa etmektedir.
Seri hakkında dinî değerlendirme ve önemli uyarılar için aşağıdaki "Uyarı" bölümünü mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Uyarı
Bu film, adını doğrudan Kur'an'da geçen Dâbbetü'l-Arz kavramından almaktadır. Bu sebeple izleyici doğal olarak filmde, en azından Kur'an ve hadislerle bağdaşabilecek makul bir Dâbbe yorumu görmeyi beklemektedir. Ancak filmin ortaya koyduğu kurgu, bu beklentiyi karşılamaktan uzaktır.
Kur'an'da Dâbbetü'l-Arz hakkında verilen bilgiler oldukça sınırlıdır. Neml Suresi'nin 82. ayetinde Dâbbe'nin Allah tarafından çıkarılacağı ve insanların Allah'ın ayetlerine gereği gibi inanmadıklarını haber vereceği bildirilir. Ayetin meali şöyledir:
Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.
Buna karşılık film, Dâbbe kavramını cinler, büyü, internet ve küresel şeytanî faaliyetlerle ilişkilendirerek bambaşka bir kurgu inşa etmektedir. Bu yorum, ne ayetin doğal anlamını ne de hadislerdeki tasviri çağrıştırmaktadır.
Bu film serisinde Dâbbe, adeta dünyayı ele geçirmeye çalışan merkezî bir şeytanî güç gibi sunulmaktadır. Böyle bir yaklaşım, hem Kur'an'daki Dâbbe tasviriyle hem de hadislerde anlatılan Deccal fitnesiyle ilgili zihinde yeni sorular doğurmaktadır. Eğer Dâbbe küresel kötülüğün merkezi olarak düşünülüyorsa, hadislerde geniş şekilde anlatılan Deccal'in konumu nasıl açıklanacaktır?
Kur'an'da 'dâbbe' kelimesi genel olarak yeryüzünde hareket eden canlı varlıklar için kullanılmaktadır. Bu sebeple kelimenin internet gibi teknik bir sistemle özdeşleştirilmesi, ilk anlamıyla kolayca bağdaşmamaktadır.
Neml 82. ayette dabbenin insanlara söyledikleri ile bu film serisindeki kötülük merkezi olan dabbe birbirine uyuyor mu? Ayetin mealinde şöyle deniyordu: ..........yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.
Bu ifadeler size dabbenin kötücül bir varlık olduğunu mu düşündürüyor yoksa Allah'ın görevli bir yaratığı oluşunu mu?
Hadislerde geçen Dâbbe, kıyametin büyük alâmetlerinden biri olarak zikredilir.
Dâbbetü'l-Arz'ın yanında Hz. Süleyman'ın mührü (yüzüğü) ve Hz. Musa'nın asâsı bulunacağına dair en meşhur rivayet şöyledir:
Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (ﷺ) şöyle buyurdu:
"Yerden bir Dâbbe çıkacaktır. Onun yanında Süleyman'ın mührü (yüzüğü) ve Musa'nın asâsı bulunacaktır. Musa'nın asâsıyla müminin yüzünü parlatacak (aydınlatacak), Süleyman'ın mührüyle de kâfirin burnunu mühürleyecektir. Hatta insanlar sofrada bir araya geldiklerinde, 'Ey mümin!' ve 'Ey kâfir!' diye birbirlerini ayırt edeceklerdir."
Kaynağı
-
Câmiu't-Tirmizî, Kitâbü Tefsîri'l-Kur'ân, Neml Sûresi'nin Tefsiri Babı (Bâb: Mâ câe fî Sûreti'n-Neml), Hadis No: 3187
Hadisin sıhhati
Burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekir.
Buna karşılık Dârusselâm tahkikinde rivayetin senedindeki Ali b. Zeyd b. Cüd'ân sebebiyle hadis zayıf (daîf) olarak değerlendirilmiştir.
Yani Hadisin sıhhat derecesi hakkında ihtilaf vardır. Ancak zayıf hadis doğrudan uydurma hadis anlamına gelmez ve gerçek olma ihtimali vardır. Diğer taraftan İmam Tirmizi'nin görüşü bana daha isabetli geliyor. Birden fazla kanaldan gelen bir rivayet için Zayıf yerine hasen görüşü daha makul geliyor bana. Bu hadis rivayeti etrafında düşündüğümüzde Süleyman as ın yüzüğüne sahip olması belki cinlere hükmetme düşüncesini akla getirebilir ama yine hadisin ifade ettiği gücü kullanma şekli sebebiyle film ile uyumsuz olduğunu düşünmekteyim. Diğer taraftan Süleyman as ın yüzüğü ve Hz. Musa'nın asasına sahip bir varlığın internete ihtiyacı kalır mı? aklımdaki başka bir soru işareti.... Öyle yada böyle bu rivayetteki Dabbe işlevi, Ayette ki şu ifadeleri de açıklar görünmektedir: ..........yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.
Dabbe film serisindeki Dabbetül arz yorumuna mutlak yanlış diyemem ancak ayet ve hadislerin oluşturduğu doğal çağrışımlarla bu kadar uzak olan ve de Dabbe'nin hem ayet mealindeki hem de yukarıda verilen hadis rivayetindeki olumlu görüntüsüne rağmen onu kötülük merkezi haline getiren bir yorumla film serisini hazırlamış olmaları bence hak ettiği şiddette eleştirilmelidir.
Film boyunca cinler, büyü ve metafizik olaylar son derece ayrıntılı ve sistematik biçimde anlatılmaktadır. Oysa Kur'an ve sahih hadisler gayb âlemi hakkında sınırlı bilgi verir. Film ise bu sınırlı bilgilerin ötesine geçerek, senaristin yorumlarını ve korku unsurlarını dinî kavramlarla iç içe sunmaktadır. Bu durum, izleyicinin hangisinin dinî bilgi, hangisinin senaryo olduğunu ayırt etmesini zorlaştırabilir.
Büyü konusu da benzer şekilde ele alınmaktadır. İslam'da sihrin varlığı bütünüyle inkâr edilmez; ancak bütün etkisinin Allah'ın iznine bağlı olduğu bildirilir. Film ise büyüyü neredeyse her şeyi açıklayan, insanların hayatını kolayca kontrol edebilen ve etkisi son derece geniş bir güç gibi göstermektedir. Bu anlatım, korku atmosferini güçlendirse de dinî metinlerin ortaya koyduğu ölçülü çerçevenin ötesine geçmektedir.
Filmde yer alan bazı hoca karakterleri de dikkatle değerlendirilmelidir. Yer yer, Kur'an ve sünnet ölçüsünde hareket eden ilim ehli kimselerden ziyade, gaybın ayrıntılarına vakıf, cinler dünyasını bütün incelikleriyle bilen, yarı medyum veya okült uzman izlenimi verebilmektedirler. Bu temsil biçimi, İslam'daki din âlimi anlayışıyla karıştırılmamalıdır.
Sonuç ve Müslüman İzleyici İçin Hüküm
Dabbe serisi, her ne kadar yerli korku sinemasında teknik ve gişe açısından bir hareketlilik getirse de, bunu İslam’ın kavramlarını, akidesini ve gayb sınırlarını tahrif ederek veya zorlayarak yapmıştır. Ayet ve hadislerin oluşturduğu o vakarlı, görevli ilahi mucize çağrışımını tamamen silip, yerine korkunç bir kötülük merkezi yerleştiren bu cüretkar yorum gereken en sert şekilde eleştirilmelidir.
Eğitim, ahlak ve inancın korunmasında "Zararı defetmek, fayda sağlamaktan önce gelir" ve "önce zarar vermeme" ilkelerini esas alan bir Müslüman ebeveyn ve izleyici olarak; dini kavramları tahrif eden veya zorlayan, hurafeleri dinileştirme riski taşıyan ve zihinlerde akidevi hasarlar bırakma potansiyeli olan bu seriyi önermiyorum ve uzak durulması gereken riskli bir içerik olarak değerlendiriyorum.
İlk Filmin Fragmanı:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder