Ahlak Notu

AHLAK NOTU: Tanıttığım filmlerin ahlaki yönü hakkında size fikir vermek için filmlere 10 üzerinden bir ahlak notu verdim. Örneğin hiç müstehcen sahne yoksa ahlak notu 10 olmalıdır. Birkaç müstehcen sahneden dolayı filmin notu 7'ye kadar düşebilir. Daha kötü filmleri sitemde tanıtmıyorum.
Kullanılan işaretler: +7 ahlak notunun yedi puan veya üzeri olmasını ifade eder.
+8 sekiz veya üzeri, +9 dokuz veya üzeri, ? emin değilim, ** veya *** tavsiye ediyorum, +++ tavsiye ederim, ++ müstehcenlik yok, ++- çok az müstehcenlik var, +- sınırda

15 Ekim 2009 Perşembe

Dabbe Serisi: Kur'anda ki Dâbbetü'l-Arz Kavramını Çarpıttı mı? (Haddini Aşmış Bir Yorum)

Tür: Korku

Yönetmen: Hasan Karacadağ

Konu:

Dabbe serisi, adını Kur'an-ı Kerim'de geçen Dâbbetü'l-Arz kavramından almakla birlikte, genel olarak cinler, büyü, metafizik olaylar ve kıyamet alametleri etrafında şekillenen bir korku serisidir.  Kur'an 'ın "Dabbe" kavramının bu serideki  cinleri  ve  interneti  kullanan merkezi  kötü  varlığa  ne  derece uyup  uymadığı  aşağıdaki  uyarı   metninde değerlendirilmiştir.  Serinin filmleri birbirinden büyük ölçüde bağımsız hikâyeler anlatsa da ortak noktaları; İslam kültüründe yer alan bazı dinî kavramları korku sinemasının diliyle işlemeleridir.

Filmlerde cin musallatı, sihir, rukye, metafizik olaylar ve görünmeyen varlıklarla ilgili çok sayıda sahne yer almakta; bunlar zaman zaman Kur'an ve hadislerde geçen kavramlarla ilişkilendirilmektedir. Bu yönüyle seri, Batı'daki klasik hayalet filmlerinden farklı bir atmosfer kurmayı hedeflemektedir.

Ancak seride anlatılan olayların önemli bir kısmı, Kur'an ve sahih hadislerde bildirilen bilgilerden değil; senaristin yorumlarından, halk inanışlarından ve korku sinemasının kurgu anlayışından beslenmektedir. Bu nedenle filmleri, İslam'ın gayb anlayışını öğreten eserler olarak değil, dinî kavramlardan ilham alan kurgu yapımları olarak değerlendirmek daha isabetli olacaktır.

Korku türünü seven izleyiciler için yer yer başarılı gerilim sahneleri bulunsa da senaryo kalitesi ve filmler arasındaki anlatım düzeyi aynı seviyede değildir. Serinin bazı filmleri diğerlerine göre daha güçlü bir atmosfer kurarken, bazıları korku unsurlarını abartılı metafizik anlatılar üzerine inşa etmektedir.

Seri hakkında dinî değerlendirme ve önemli uyarılar için aşağıdaki "Uyarı" bölümünü mutlaka okumanızı tavsiye ederim.            
                  

Uyarı
Bu film, adını doğrudan Kur'an'da geçen Dâbbetü'l-Arz kavramından almaktadır. Bu sebeple izleyici doğal olarak filmde, en azından Kur'an ve hadislerle bağdaşabilecek makul bir Dâbbe yorumu görmeyi beklemektedir. Ancak filmin ortaya koyduğu kurgu, bu beklentiyi karşılamaktan uzaktır.
Kur'an'da Dâbbetü'l-Arz hakkında verilen bilgiler oldukça sınırlıdır. Neml Suresi'nin 82. ayetinde Dâbbe'nin Allah tarafından çıkarılacağı ve insanların Allah'ın ayetlerine gereği gibi inanmadıklarını haber vereceği bildirilir. Ayetin   meali  şöyledir:
Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.

 Buna karşılık film, Dâbbe kavramını cinler, büyü, internet ve küresel şeytanî faaliyetlerle ilişkilendirerek bambaşka bir kurgu inşa etmektedir. Bu yorum, ne ayetin doğal anlamını ne de hadislerdeki tasviri çağrıştırmaktadır.
Bu film serisinde Dâbbe, adeta dünyayı ele geçirmeye çalışan merkezî bir şeytanî güç gibi sunulmaktadır. Böyle bir yaklaşım, hem Kur'an'daki Dâbbe tasviriyle hem de hadislerde anlatılan Deccal fitnesiyle ilgili zihinde yeni sorular doğurmaktadır. Eğer Dâbbe küresel kötülüğün merkezi olarak düşünülüyorsa, hadislerde geniş şekilde anlatılan Deccal'in konumu nasıl açıklanacaktır? 

Kur'an'da 'dâbbe' kelimesi genel olarak yeryüzünde hareket eden canlı varlıklar için kullanılmaktadır. Bu sebeple kelimenin internet gibi teknik bir sistemle özdeşleştirilmesi, ilk anlamıyla kolayca bağdaşmamaktadır.

Neml 82.  ayette dabbenin insanlara  söyledikleri  ile bu  film  serisindeki kötülük  merkezi olan dabbe  birbirine  uyuyor mu? Ayetin  mealinde şöyle  deniyordu:  ..........yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.
Bu  ifadeler  size  dabbenin  kötücül  bir  varlık  olduğunu mu  düşündürüyor  yoksa  Allah'ın  görevli  bir  yaratığı  oluşunu  mu?
Hadislerde geçen  Dâbbe, kıyametin büyük alâmetlerinden biri olarak zikredilir.

Dâbbetü'l-Arz'ın yanında Hz. Süleyman'ın mührü (yüzüğü) ve Hz. Musa'nın asâsı bulunacağına dair en meşhur rivayet şöyledir:

Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (ﷺ) şöyle buyurdu:

"Yerden bir Dâbbe çıkacaktır. Onun yanında Süleyman'ın mührü (yüzüğü) ve Musa'nın asâsı bulunacaktır. Musa'nın asâsıyla müminin yüzünü parlatacak (aydınlatacak), Süleyman'ın mührüyle de kâfirin burnunu mühürleyecektir. Hatta insanlar sofrada bir araya geldiklerinde, 'Ey mümin!' ve 'Ey kâfir!' diye birbirlerini ayırt edeceklerdir."

Kaynağı

  • Câmiu't-TirmizîKitâbü Tefsîri'l-Kur'ân, Neml Sûresi'nin Tefsiri Babı (Bâb: Mâ câe fî Sûreti'n-Neml), Hadis No: 3187

Hadisin sıhhati

Burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekir.

  • İmam Tirmizî, hadisin sonunda:"Bu hadis hasendir." demektedir. Ayrıca aynı konuda Ebû Ümâme ve Huzeyfe b. Üseyd'den de rivayetler bulunduğunu belirtir. 

Buna karşılık Dârusselâm tahkikinde rivayetin senedindeki Ali b. Zeyd b. Cüd'ân sebebiyle hadis zayıf (daîf) olarak değerlendirilmiştir.
 
Yani Hadisin sıhhat  derecesi  hakkında  ihtilaf  vardır. Ancak  zayıf  hadis  doğrudan  uydurma  hadis  anlamına  gelmez  ve  gerçek  olma ihtimali  vardır.  Diğer taraftan  İmam Tirmizi'nin görüşü   bana daha  isabetli  geliyor.  Birden  fazla  kanaldan  gelen  bir  rivayet için Zayıf  yerine  hasen  görüşü  daha makul  geliyor  bana. Bu  hadis  rivayeti  etrafında  düşündüğümüzde  Süleyman  as ın  yüzüğüne  sahip olması  belki  cinlere  hükmetme  düşüncesini  akla  getirebilir ama yine  hadisin  ifade  ettiği  gücü  kullanma  şekli  sebebiyle film ile  uyumsuz  olduğunu  düşünmekteyim. Diğer  taraftan  Süleyman  as  ın  yüzüğü ve  Hz.  Musa'nın asasına  sahip  bir  varlığın  internete  ihtiyacı  kalır mı?  aklımdaki  başka  bir  soru  işareti.... Öyle  yada  böyle bu  rivayetteki  Dabbe  işlevi,  Ayette ki  şu  ifadeleri de  açıklar  görünmektedir: ..........yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.

Dabbe film serisindeki Dabbetül arz yorumuna  mutlak  yanlış  diyemem ancak ayet  ve  hadislerin oluşturduğu doğal  çağrışımlarla  bu  kadar uzak olan ve de Dabbe'nin hem ayet mealindeki  hem de yukarıda verilen hadis  rivayetindeki olumlu görüntüsüne rağmen  onu  kötülük  merkezi  haline  getiren  bir  yorumla  film serisini  hazırlamış  olmaları bence  hak  ettiği  şiddette  eleştirilmelidir. 

Film boyunca cinler, büyü ve metafizik olaylar son derece ayrıntılı ve sistematik biçimde anlatılmaktadır. Oysa Kur'an ve sahih hadisler gayb âlemi hakkında sınırlı bilgi verir. Film ise bu sınırlı bilgilerin ötesine geçerek, senaristin yorumlarını ve korku unsurlarını dinî kavramlarla iç içe sunmaktadır. Bu durum, izleyicinin hangisinin dinî bilgi, hangisinin senaryo olduğunu ayırt etmesini zorlaştırabilir.
Büyü konusu da benzer şekilde ele alınmaktadır. İslam'da sihrin varlığı bütünüyle inkâr edilmez; ancak bütün etkisinin Allah'ın iznine bağlı olduğu bildirilir. Film ise büyüyü neredeyse her şeyi açıklayan, insanların hayatını kolayca kontrol edebilen ve etkisi son derece geniş bir güç gibi göstermektedir. Bu anlatım, korku atmosferini güçlendirse de dinî metinlerin ortaya koyduğu ölçülü çerçevenin ötesine geçmektedir.
Filmde yer alan bazı hoca karakterleri de dikkatle değerlendirilmelidir. Yer yer, Kur'an ve sünnet ölçüsünde hareket eden ilim ehli kimselerden ziyade, gaybın ayrıntılarına vakıf, cinler dünyasını bütün incelikleriyle bilen, yarı medyum veya okült uzman izlenimi verebilmektedirler. Bu temsil biçimi, İslam'daki din âlimi anlayışıyla karıştırılmamalıdır.

Sonuç ve Müslüman İzleyici İçin Hüküm

Dabbe serisi, her ne kadar yerli korku sinemasında teknik ve gişe açısından bir hareketlilik getirse de, bunu İslam’ın  kavramlarını, akidesini ve gayb sınırlarını tahrif ederek veya zorlayarak yapmıştır. Ayet ve hadislerin oluşturduğu o vakarlı, görevli ilahi mucize çağrışımını tamamen silip, yerine korkunç bir kötülük merkezi yerleştiren bu cüretkar yorum gereken en sert şekilde eleştirilmelidir.

Eğitim, ahlak ve inancın korunmasında  "Zararı defetmek, fayda sağlamaktan önce gelir" ve "önce zarar vermeme" ilkelerini esas alan bir Müslüman ebeveyn ve izleyici olarak; dini kavramları tahrif eden veya zorlayan, hurafeleri dinileştirme riski  taşıyan ve zihinlerde akidevi hasarlar bırakma potansiyeli  olan bu seriyi  önermiyorum ve uzak durulması gereken riskli bir içerik olarak değerlendiriyorum.


İlk Filmin  Fragmanı:



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder