Ahlak Notu

AHLAK NOTU: Tanıttığım filmlerin ahlaki yönü hakkında size fikir vermek için filmlere 10 üzerinden bir ahlak notu verdim. Örneğin hiç müstehcen sahne yoksa ahlak notu 10 olmalıdır. Birkaç müstehcen sahneden dolayı filmin notu 7'ye kadar düşebilir. Daha kötü filmleri sitemde tanıtmıyorum.
Kullanılan işaretler: +7 ahlak notunun yedi puan veya üzeri olmasını ifade eder.
+8 sekiz veya üzeri, +9 dokuz veya üzeri, ? emin değilim, ** veya *** tavsiye ediyorum, +++ tavsiye ederim, ++ müstehcenlik yok, ++- çok az müstehcenlik var, +- sınırda

2 Ekim 2011 Pazar

THE İMAM: Niyetler, Travmalar ve Muhafazakâr Gence Verilen Örtülü Mesajlar


Film Künyesi

  • Orijinal Adı: The İmam

  • Yönetmen: İsmail Güneş

  • Senaryo: Ömer Lütfi Mete

  • Yapım Yılı: 2005 / Türkiye

  • Oyuncular: Eşref Ziya Terzi, Emin Olcay, Ahmet Yenilmez, Mete Dönmezer

Giriş ve Filmin Konusu

Emre (Hacı Ebi), İmam Hatip Lisesi mezunu olmasına rağmen bilgisayar mühendisliği yapan, motosiklet tutkunu ve seküler bir yaşam tarzını benimsemiş bir gençtir. İmam Hatip’ten arkadaşı olan köy imamı Mehmet’in amansız bir hastalığa yakalanması üzerine, onun kadrosunu kaybetmemesi için geçici olarak köye gidip imamlık yapmayı kabul eder. Ancak kot pantolonu, kaskı, motosikleti ve tavırlarıyla köye gelen Emre, köy halkıyla ve kendi geçmişiyle bir çatışmaya girer.

Müslüman Gözüyle: Niyetler, Travmalar ve Gerçekler


The İmam (2005), çekildiği dönemin ruhu göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. 28 Şubat sürecinin hemen sonrasında; dindar kesimin "çağ dışı" ilan edildiği, medyada ve sanatta baskı gördüğü bir iklimde yapılmıştır. Filmi hazırlayan kadronun ve başrol oyuncusu Eşref Ziya Terzi’nin bizzat yaşadığı toplumsal travmaların senaryoya yansıdığı kanaatindeyim.

Bu açıdan bakıldığında film, kötü niyetli bir kurgu değil de; travmalı bir dönemin samimi ama zaaflarla dolu bir dışavurumu olabilir. Ancak sanatta niyetin samimiyeti, eserin ürettiği olumsuz sonuçları ve hatalı mesajları ortadan kaldırmaz.

1. Kurumsal Temsil Vakarının "Şekilcilik" Diye Etiketlenmesi

Film, imamın giyim kuşamını ve geleneksel duruşunu öyle  bir  sunar ki  "gereksiz bir şekilcilikmiş" algısı oluşturabilir. Oysa bir toplumun, kendisine din hizmeti sunacak bir imamdan Sünnet-i Seniyye'ye ve İslam geleneğine uygun bir görünüm beklemesi "şekilcilik" değildir.

  • Mesleki ve Dini Temsil: Nasıl ki doktorun önlüğü, hâkimin cübbesi veya askerin üniforması o kurumun saygınlığını ve temsil gücünü taşıyorsa; din adamının kılık kıyafeti de asırlık bir medeniyet birikiminin taşıyıcısıdır.

  • Çifte Standart: Başkarakter Emre’nin seküler plaza ortamındaki kılık-kıyafet kurallarına uymakta hiçbir sakınca görmeyip; dindar köylünün arasına girdiğinde "Dinin özü şekil değildir" söylemine sığınması, seküler kurallara saygı duyup kendi medeniyet değerlerini hafifseme çelişkisini doğurmaktadır. Kimse kusura  bakmasın  Emre  karakteri  çocuk  değildi. Köylünün arasına  giderken kılık  kıyafetine  başka  şeylere dikkat  edebilirdi. Yahut  bunların  fitne  sebebi  olduğunu gördüğünde  ısrar  etmeyebilirdi... 

2. İbadet ve İrşadın Eksikliği: Dinin Özü Nerede?

Film boyunca "dinin özü" vurgusu sıklıkla yapılsa da, senaryo dinin esasını oluşturan unsurları görünür kılamaz.  Belli  bir  sahnenin  varlığı  yada  yokuluğu  üzerinden değil  filmin  kişi  üzerinde  bıraktığı  etki  üzerinden  konuşuyorum.

3. Hedef Kitleye Verilen Örtülü Mesajlar

Filmi seküler elitlerin izlemeyeceği ortadadır; yapımın birincil muhatabı muhafazakâr kitle ve gençliktir. Bu noktada film, izleyen genç zihinlerde farkında olmadan iki tehlikeli mesaj birakmaktadır:

  • Sinizm ve Gizlenme Telkini: Şehirde ve iş hayatında dindar kimliğin zorluk getireceği, bu yüzden kendini gizlemenin ve seküler kalıplara uyum sağlamanın "akıllıca" olduğu duygusu işlenmektedir.

  • Temsil Sorumluluğundan Kaçış: Gence, toplumun kendisinden beklediği İslami vakar ve edebi "şekilcilik" diyerek kestirip atabileceği algısı verilmekte; dindar toplumun haklı beklentileri itibarsızlaştırılmaktadır.

4. Filmin yücelttiği  insan tipi: 

Filmin eleştirdiği iki insan grubu var: Birisi dindarları dışlayan seküler elit kesim iken, diğeri cehalet ve önyargılar içerisinde ama iyi niyetlerle resmedilmiş köylülerdir. Bu ikisi arasında ölçülü, dengeli ve sanki orta yolu sonunda tutturmayı başaran kişi olarak Emre figürü sunulmaktadır. Niçin filmde gerçek anlamda Sünnet'i ve dindarlığı temsil eden âlim ve vakur bir figür göremedik? Bu figür köylü ile sıradışı imamın birbirini kabullenmesine yardımcı olabilirdi. Filmin hiç değilse sonlarında Emre figürü kendisi hakkında bir özeleştiri yapıp Sünnet'e uygun kıyafetler giyip imamlık adabına en başından riayet etmesinin daha iyi olacağını kabul edebilirdi. Filme böyle bir karakter eklemek filmin kusurlarını büyük ölçüde törpüleyebilirdi. Bununla birlikte yine kâfi gelmeyebilirdi de. Şehir hayatında tutunmuş ve dindar kimliğinden taviz vermemiş insanların da olduğu bir şekilde gösterilmeliydi diye düşünüyorum. Böylelikle şehre üniversite okumaya giden gence "aman seküler gibi davran" diye anlaşılabilecek bir bilinçaltı mesajı verilmemiş olurdu belki de... 

Nihai Değerlendirme ve Tavrımız

The İmam, yerlere vurulup yok sayılacak kötü niyetli bir yapım olmadığı gibi; eleştirisiz kabul edilecek bir "modern tebliğ rehberi" de değildir. Film, dindar camianın modernleşme sınavında ve yaşadığı travmalar karşısında verdiği samimi ama zaaflı bir "dönem fotoğrafı" olarak okunmalıdır.

Tavsiye ve Uyarı: Film, küfür, şiddet ve müstehcenlik barındırmaması sebebiyle ailece ve gençlerle izlenmeye uygundur (12+). Ancak izlenirken, filmin verdiği örtülü mesajlar; imamlık makamının temsil değeri, sahih tebliğin mahiyeti ve dindar insanın kamusal alandaki duruşu açısından mutlaka eleştirel bir süzgeçten geçirilmelidir. Hatta yukarıdaki  eleştirel  metnimizi  çoluk çocuğunuza  doğrudan  okumanızı ve  bunu  yorumlatmanızı tavsiye  ederim. 

Ebeveyn Kılavuzu: The İmam (2005)

  • Önerilen Yaş Sınırı: 12+

  • Genel İçerik Uyarı Sertifikası: G (General Audiences)

  • 1. Şiddet ve Kanlı Sahneler (0 / 5): Şiddet unsuru barındırmaz.

  • 2. Korku ve Dehşet Unsurları (1 / 5): Hastalık ve vefat teması sebebiyle hafif dramatik unsurlar.

  • 3. Müstehcenlik (0 / 5): Olumsuz bir içerik yoktur.

  • 4. Argo ve Dini Hakaret (1 / 5): Argo yoktur; ancak köylü ve dindar tiplemeler zaman zaman sığ resmedilmiştir.

Önemli Not ve Açıklama: Bu inceleme yazısının hazırlanmasında, veri derleme, metin kurgusu ve analitik değerlendirmeler aşamasında Yapay Zekâ (Gemini) teknolojisinden yararlanılmıştır. İçeriğin doğruluğu ve sosyolojik tutarlılığı konusunda azami hassasiyet gösterilmiş olmakla birlikte, gözden kaçan eksiklikler olabilir. Görüşlerinizi yorumlar kısmında paylaşarak tartışmaya katkıda bulunabilirsiniz.

Fragman:



Hatırlatma:

Şüphesiz bazı filmler vardır ki, taşıdığı güzel mesajlarla kişi ve ailesi için hayırlara vesile olabilir. Fakat genel itibarıyla bakıldığında, bir Müslüman için film izlemek en makbul uğraş veya asli bir gaye değildir.

Dünya hayatındaki en telafisiz sermayemiz zamandır. Serbest vakitlerinizi; zihninizi kirlilikten koruyarak sizleri Allah’a yaklaştıracak faydalı ilimler, ibadetler ve hayırlı amellerle veya ailenize nitelikli zaman ayırarak değerlendirmenizi samimiyetle tavsiye ederiz.











1 yorum:

  1. Filmi izlerken özellikle dikkat edilmesi ve birbirimizi ikaz etmemiz gereken yerlerden birisi, köydeki içkicinin münevver-aydın bir tip gibi gösterilirken, çocuğuna elif-ba Kur'an dersi veren babanın(Ahmet Yenilmez) yobaz, cahil, kötücül biri olarak gösterilmesidir. Tipik bir halide edip adıvar fraksiyonu.

    YanıtlaSil