Ahlak Notu

AHLAK NOTU: Tanıttığım filmlerin ahlaki yönü hakkında size fikir vermek için filmlere 10 üzerinden bir ahlak notu verdim. Örneğin hiç müstehcen sahne yoksa ahlak notu 10 olmalıdır. Birkaç müstehcen sahneden dolayı filmin notu 7'ye kadar düşebilir. Daha kötü filmleri sitemde tanıtmıyorum.
Kullanılan işaretler: +7 ahlak notunun yedi puan veya üzeri olmasını ifade eder.
+8 sekiz veya üzeri, +9 dokuz veya üzeri, ? emin değilim, ** veya *** tavsiye ediyorum, +++ tavsiye ederim, ++ müstehcenlik yok, ++- çok az müstehcenlik var, +- sınırda

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Semum (2008) Film İncelemesi ve Gaybî Konulara Dair Notlar


Yönetmen: Hasan Karacadağ

Oyuncular: Ayça İnci, Burak Hakkı, Cem Kurtoğlu, Bahtiyar Engin

Yapım Yılı: 2008 (Türkiye)

Tür: Korku, Gerilim

Süre: 115 dk

Konusu:

Canan ve Volkan çifti yeni bir eve taşındıktan sonra Canan’da birtakım bedensel ve ruhsal değişimler gözlenmeye başlar. Yaşanan durumun tıbbi bir karşılığı bulunamayınca, olayın metafizik bir musallat veya büyü kaynaklı olabileceği düşünülür. Film, Canan’ın bu durumdan kurtarılması için yürütülen çabayı ve arka plandaki sırları konu edinmektedir.

ÖNEMLİ UYARI VEYA İZLEME ÇERÇEVESİ


1. Şiddet, Korku ve Aile Filtresi

  • Film; yoğun korku unsurları, rahatsız edici ses ve efektler, cin musallatı ve büyü temalı sahneler içermektedir.

  • Görsel ve ruhsal derin etkisi sebebiyle çocuklar ve bu tür konulardan çabuk etkilenen hassas bünyeler için kesinlikle uygun değildir.

  • Müstehcenlik: Aşırı ve bariz bir müstehcenlik içermemekle birlikte, kısa süreli ve hafif mahremiyet ihlalleri içermesi muhtemeldir.

2. İlmî ve Akidevi Çerçeve (Kavramlar ve Kurgu Dengesi)

Film, dinî terminolojide yer alan bazı kavramlardan ve uygulamalardan istifade ederek kurgusal bir hikaye sunar. Bir yapımcı veya senaristin kurgu üretirken bu kavramları kullanması doğal olmakla birlikte, izleyicinin dikkat etmesi gereken incelikler şunlardır:

  • Semûm İsmi ve Kavramı: Kur'an-ı Kerim'de (Hicr Suresi 27) geçen semûm, cinlerin yaratılış maddesini ifade eder (dumanlı/zehirli ateş). İblis’in de yaratılış maddesiyle övündüğü dikkate alındığında, kurgusal bir karakter veya varlık için "Semum" isminin tercih edilmesi kendi içinde anlamlı bir senaryo tercihi olabilir. Ancak izleyicinin, filmdeki bu spesifik kurguyu doğrudan Kur'an'da tanımlanmış müstakil bir varlık sınıfı olarak algılamaması, kavramın aslını bilmesi önemlidir.

  • Şeytanın "Cehennem Sakini veya Efendisi" Gibi Hissettirilmesi:

    İslam akidesinde cehennem; şeytanların ve iblisin idareci olduğu değil, tam aksine cezalandırılacağı bir azap mekânıdır. Cehennemin muhafızlığı ve yönetimi ise Allah’a asla isyan etmeyen meleklere (Zebânilere) aittir. Filmde doğrudan böyle bir iddia kurulmasa bile; kullanılan görsel efektler, ateş alemi tasvirleri ve varlığın oradaki rahat duruşu, izleyicide şeytanların cehennemin "doğal sakini ve sahibi" olduğu hissini uyandırmaktadır. Bu durum, Batı korku sineması kalıplarının kurgusal bir yansıması olsa da izleyicinin zihninde akidevi bir bulanıklık oluşturma riski taşır.

  • Kabir ve Berzahın Kurgusallaştırılması: Filmdeki rüya/hallüsinasyon sekanslarında yer alan tabut, kabir benzeri dar alanlar ve buralarda gerçekleşen saldırı sahneleri; gaybî bir hakikat olan kabir hayatını ve berzahı sinematik bir şok malzemesine dönüştürmektedir. Bu tür görseller ibretten ziyade klostrofobik bir korku ve psikolojik bir paranoya üretmektedir.

  • Rukye, Dua ve Ayetlerin Okunması: İslam geleneğinde ve sahih hadislerde (örneğin Hz. Peygamber’e yapılan büyü olayında Felak ve Nâs surelerinin okunması veya Sahabe-i Kiram’ın Fatiha ile rukye yapması örneğinde olduğu gibi) ayet ve duaların şifa ve korunma vesilesi olduğu sabittir. Ayetlerin metafizik alemdeki tesir mekanizması gaybî bir konu olup sınırlarını tam olarak tayin etmemiz mümkün değildir. Burada hassas olunması gereken husus; okunan duaların kalbi bir iltica ve sünnete uygun bir sığınma olduğunu unutmamak, filmlerdeki dramatize edilmiş sahneleri "mekanik bir formül" gibi görmemektir.

  • Musallat ve Büyünün Sınırları: Büyü ve musallat gibi durumların yaşanma ihtimali ve tesir sınırları girift bir konudur. Müslüman için esas olan, bu tür nadir ve istisnai durumlar karşısında korkuyu mutlaklaştırmak yerine, her şeyin Allah'ın takdiri ve izniyle gerçekleştiği bilincini (Allah'a sığınma huzurunu) korumaktır.

3. Zihinsel İnceleme Soruları

  • Bırakılan Asıl Duygu Ne?: Filmin sonunda izleyicide Allah'ın mutlak hâkimiyeti, kudreti ve O'na sığınmanın huzuru mu güçleniyor; yoksa evde yalnız kalamama, karanlık korkusu ve cin paranoyası mı kalıyor?

  • Gaybın Görselleştirilmesi Sorumluluğu: Filmin finalindeki cehennem ve metafizik alem tasvirleri, gaybî hakikatleri basitleştiren ve sinema efektlerine indirgeyen kurgulardır. Gaybî alemleri görselleştirmenin dinî/ahlaki sorumluluğu gerçekten düşünülmesi gereken bir sorudur.

SON SÖZ VE REHBERLİK TAVSİYESİ

Semum filmi, Türk sinemasında dinî motifli korku türünün kurgusal bir örneğidir. Yapımcıların sinematik tercihlerine haksızlık etmemekle birlikte; **barındırdığı akidevi riskler, gaybî hakikatleri efektleştirme cüreti ve izleyicide bıraktığı paranoya atmosferi sebebiyle bu filmin izlenmesini tavsiye etmiyoruz.** 

Yine de izlemeyi tercih edenlerin, bu yapımı dinî bir öğreti veya hakikat kaynağı olarak değil; ciddi kurgusal sapmalar içeren bir sinema ürünü olarak ve yukarıda belirttiğimiz süzgeçten geçirerek değerlendirmeleri şarttır.

Gaybî konularda en sağlam kaynak Kur'an-ı Kerim ve sahih sünnettir. Zihni ve ruhu bu tür karanlık yapımlarla meşgul etmek yerine; zamanı faydalı ilimlere ve kalbe huzur verecek amellere ayırmak ruhani sıhhatimiz açısından çok daha hayırlıdır.

Fragman:




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder